Dünya bir imtihan yeridir; verilenle de alınanla da insan sınanır. Bu çalışma, Abdurrahman Türkoğlu üslubunda kaleme alınmış Farsça–Türkçe transkripsiyonlu tasavvufî beyitlerle sabır, şükür ve kader bilincini hatırlatır.
Haklıysan korkma, çünkü mahşer var. Haksızsan titremelisin, çünkü hesap var. O gün ne torpil geçer, ne güç konuşur; hakimler hakimi Allah’tan başka kimse söz sahibi olamaz. Eller konuşur, ayaklar şahitlik eder, gizlenen her zulüm ortaya dökülür. İşte bu yüzden, o gün gelmeden önce **helalleşmek** gerekir.
Faizsiz ekonomi, üretim odaklı kalkınma, güçlü aile yapısı ve adil paylaşım anlayışıyla; ahlakı ve maneviyatı merkeze alan daha güçlü, daha huzurlu bir Türkiye mümkündür.
“Dünya hiç olmadığı kadar kalabalık, insan hiç olmadığı kadar bağlantıda. Fakat aynı sofrada birbirimizin gözlerine bakmayı, komşunun kapısını çalmayı, bir dostun sesini gerçekten dinlemeyi unutuyoruz. Kalabalıklaşırken neden yalnızlaştık; teknoloji bizi birbirimize bağlarken hangi bağlarımızı sessizce kopardı?”