"‘Kırım’ın Son Mehtabı’ başlıklı bu duygusal hikaye, bir aile yadigarı çaydanlık üzerinden Kırım’a duyulan özlemi ve vatan sevgisini anlatıyor. Tarihî dokularla örülmüş, nostaljik bir atmosfer sunan bu eser, memleket hasreti ve özgürlük arayışının derinliklerini ele alıyor. Babaannenin aktardığı mirasla Kırım’ın mehtabı, umut ve direnç simgesi haline geliyor." "‘Vatanım Kırım’ başlıklı bu şiir, Abdurrahman Türkoğlu tarzında kaleme alınmış, memleket sevgisiyle yoğrulmuş bir eser. Kırım’ın tarihine, doğal güzelliklerine ve özgürlük özlemine dair derin imgelerle dolu. Toprak, vatan ve hürriyet temalarını işleyen bu şiir, okuyucuyu hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor."
"Toprağın Nefesi" adlı şiir, vatan sevgisini derin bir duyguyla ele alan, Abdurrahman Türkoğlu tarzında yazılmış etkileyici bir eser. Şiirde vatan topraklarının kutsallığı, tarihimiz ve geleceğimizle olan bağı şiirsel bir dille anlatılıyor. Vatan sevgisi şiirleri, millî değerler, bayrak ve şehitler üzerine yazılmış anlamlı bir içerik arayanlar için ilham verici bir metin sunuyor.
Affan Dergisi – Zamansız Hakikatlerin Peşinde “Gerçek, perdelerin ardında saklıdır. Biz o perdeleri aralıyoruz.” Hakikat, kaybolmuş bir medeniyetin küllerinde mi gizli? Modern çağın yalnız insanı, geçmişin sırlarında huzur bulabilir mi? Affan, klasik ile modern, hakikat ile hayal, tasavvuf ile teknoloji arasındaki ince çizgide yürüyenlerin dergisidir. Her sayfada derin bir yolculuk, her satırda bir arayış… Affan Dergisi, düşünenlerin ve arayanların mecrasıdır.
"Aşk, Delilik ve Hikmet – Mevlana, Fuzûlî, Şehriyar ve Tasavvufun Derinliği" Bu mistik hikaye, Mevlana, Fuzûlî, Şehriyar ve Yunus Emre gibi büyük şair ve mutasavvıfların düşüncelerinden ilham alarak, aşk, delilik ve hikmet kavramlarını işliyor. Tasavvuf edebiyatının derin felsefesini, aşkın yıkıcı ve inşa edici gücünü, deliliğin içindeki hakikati konu alan bu anlatım, Türk, Azeri ve Fars edebiyatından esintiler taşıyor. Bağdat’tan Tebriz’e, Konya’dan İstanbul’a uzanan bu hikaye, bir dervişin hakikati arayışını, aşkın insanı nasıl kül edip yeniden doğurduğunu anlatıyor. Ney sesinin yankılandığı, dervişlerin kaybolup tekrar bulunduğu bu anlatı, mistik edebiyat, tasavvuf hikayeleri, aşk ve delilik felsefesi ile ilgilenen okurlar için benzersiz bir deneyim sunuyor.