Telkin Bidatı: Kur’an ve Sünnet Işığında Bir Değerlendirme
- Aile Hayatı
- Genç Doku
- İslam
- Siyer Vakfı
- Sosyal Doku
-
Admin
- 0
- 662
- 12 gün önce yayınlandı
Telkin Bidatı: Kur’an ve Sünnet Işığında Bir Değerlendirme
Giriş
Telkin, bir kişinin vefatından sonra mezar başında, ölen kişiye dini hükümler ve ahiret ile ilgili bilgilerin hatırlatılması şeklinde uygulanan bir ritüeldir. Ancak bu uygulamanın İslam'ın ana kaynaklarında bir dayanağının olup olmadığı tartışmalıdır. Bu makalede, telkinin bidat olarak değerlendirilmesinin gerekçeleri Kur'an ve Sünnet ışığında ele alınacaktır.
1. Telkin Uygulamasının Tanımı ve Tarihi Arka Planı
Telkin, ölen kişinin mezarına konulduktan sonra kabir azabını hafifletmek veya ölen kişiye ahirette yardımcı olmak amacıyla yapılan bir uygulamadır. Bu ritüelin tarihsel olarak İslam’ın ilk dönemlerinde bir uygulaması olmadığı, daha sonraki dönemlerde bazı kültürel ve mezhepsel etkilerle ortaya çıktığı bilinmektedir.
2. Kur'an Perspektifinden Telkin
Kur’an-ı Kerim’de telkin uygulamasını destekleyen herhangi bir ayet bulunmamaktadır. Aksine, Kur'an'da şu ifadeler öne çıkar:
-
"İnsana ancak kendi çalışmasının karşılığı vardır." (Necm, 39)
Bu ayet, kişinin ahiretteki durumunun yalnızca kendi amellerine bağlı olduğunu belirtir. -
"Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiğinde ne bir an geri kalırlar, ne de bir an ileri geçebilirler." (Araf, 34)
Bu ayet, ölümle birlikte insanın dünya hayatı ile ilişkisinin sona erdiğini vurgular.
3. Sünnet ve Telkin
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hayatında telkin uygulamasına dair herhangi bir rivayet bulunmamaktadır. Sahih hadis kitapları olan Buhari, Müslim, Tirmizi ve diğer kaynaklar incelendiğinde, Peygamberimiz’in cenazeler sırasında telkin yaptığına dair bir bilgiye rastlanmaz. Aksine, Hz. Peygamber (s.a.v.) şu ifadeleriyle ölüm sonrası yapılması gerekenleri açıkça belirtmiştir:
- "Bir insan öldüğünde amelleri kesilir. Ancak şu üç şey hariç: Sadaka-i cariye, faydalı bir ilim veya kendisine dua eden salih bir evlat." (Müslim, Vasıyye, 14)
Bu hadis, ölen kişi için yapılabileceklerin sınırlarını çizerken telkinden bahsetmez.
4. Fıkıh Âlimlerinin Telkin Hakkındaki Görüşleri
Telkin konusunda İslam âlimlerinin görüşleri farklılık göstermekle birlikte, birçok âlim bunun bidat olduğunu ifade etmiştir:
- İbn Teymiyye: Telkinin hiçbir sahih delile dayanmadığını ve bidat olduğunu belirtmiştir. Ona göre, bidat olan uygulamalar insanları asıl ibadetlerden uzaklaştırır.
- İbn Kayyim el-Cevziyye: Telkinin ne Kur’an’da ne de Sünnet’te bir delili olduğunu ifade ederek bu uygulamayı terk etmenin daha uygun olduğunu vurgulamıştır.
- Hanefi Mezhebi: Hanefi fıkıh kitaplarında telkin uygulamasının aslı olmadığı ve bu uygulamanın terk edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
5. Bidat Kavramı ve Telkin
İslam’da bidat, din adına delile dayanmadan ortaya çıkarılan yeni uygulamalar olarak tanımlanır. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) şu hadisi, bidatın tehlikesini açıkça ifade eder:
- "Her bidat dalalettir ve her dalalet cehennemdedir." (Nesai, Salat, 22)
Bu bağlamda telkin, Kur’an ve Sünnet’te bir delili olmadığı için bidat olarak değerlendirilir.
6. Telkinin Alternatifleri: Sahih Dualar
Telkin yerine, İslam’ın önerdiği sahih uygulamalara yönelmek gereklidir. Peygamberimiz (s.a.v.), cenazelerde dua edilmesini tavsiye etmiştir:
- "Ölülerinize dua edin." (Ebu Davud, Cenaiz, 19)
Bu bağlamda, vefat eden kişinin bağışlanması için yapılan dualar İslam’a daha uygundur.
Sonuç
Telkin uygulaması, İslam’ın ana kaynaklarında yer almayan, tarihsel süreçte ortaya çıkmış bir bidattır. Kur’an ve Sünnet’te ölüm sonrası yapılması gerekenler açıkça belirtilmiş, telkin gibi bir uygulamaya yer verilmemiştir. Müslümanlar olarak ibadetlerimizde Kur’an ve Sünnet’e sıkı sıkıya bağlı kalmalı, delile dayanmayan uygulamalardan uzak durmalıyız.
Bu makale, Müslümanlara telkin yerine sahih dualar ve ibadetler üzerinde yoğunlaşmaları gerektiğini hatırlatmaktadır.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerim
- Necm Suresi, 39. Ayet
- Araf Suresi, 34. Ayet
- Hadis Kitapları
- Müslim, Vasıyye, 14
- Nesai, Salat, 22
- Ebu Davud, Cenaiz, 19
- İslam Âlimleri
- İbn Teymiyye, Fetava
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Kitabu’r-Ruh
- Fıkıh Kaynakları
- Hanefi Fıkıh Kitapları