Abdüsürt Komedi
Abdullahman Türkoğlu Tarzı Abdüsürt Komedi: "Selçuklu’nun Selfie Çılgınlığı"
Bölüm 1: Atlı WhatsApp Grupları ve Çiğ Köfte Krizi
Yer: 13. yüzyıl Konya’sı, Alaaddin Tepesi’nin etekleri.
Ana Tema: Selçuklu döneminde yaşayan insanların, günümüz teknolojisi ve sosyal medyasını aniden keşfetmesiyle gelişen absürt olaylar.
1. Sahne: Atlı WhatsApp Grubu
(Alaaddin Keykubad ve vezirleri bir toplantı yapmaktadır. Ortada bir taht, tahtın sağında ve solunda eski tip tabletler - kütük üzerine yazılmış metinler - durmaktadır.)
Alaaddin Keykubad:
"Ula vezirler! Dün gece halktan biri atıyla ‘Kaybolan Eşeği Bul’ grubuna mesaj atmış. ‘Eşeği gören varsa haber versin, çok üzgünüm,’ demiş. Ama ne hikmetse herkes yorum yapmış, kimse eşekten bahsetmemiş. Şimdi bu WhatsApp nedir, izah edin hele?"
Vezir Sadrettin:
"Sultan’ım, WhatsApp dedikleri şey, halkın birbirine laf yetiştirdiği, dedikodu yaptığı bir mecra. Hani eskiden duvarlara taşla yazı yazarlardı ya, işte bu onun hızlısı. Herkes ‘Atlı Mesajlaşma Uygulaması’na düştü."
Alaaddin Keykubad:
"Vay bre! Bu mudur Selçuklu medeniyetini ileri taşıyacak buluş? Bari faydalı bir şey paylaşsınlar. Geçen gün bir grup, çiğ köfte tarifi istemiş; altına herkes ‘Bu acı olmaz, isotunu artır’ yazmış. Kimse ana tarife dönmemiş. Çıldıracağım yahu!"
2. Sahne: Selçuklu Influencerları
(Alaaddin Keykubad, halkın sosyal medya bağımlılığına sinirlenmiş, şehir meydanına inmiştir. Elinde devasa bir selfie çubuğu vardır.)
Alaaddin Keykubad:
"Bu nedir bre? Dün sosyal medyada bir ‘#SultanSelfie’ diye akım başlamış. Herkes paylaşıp, ‘Alaaddin’i tahtından indirelim, bize selfie çubuğu versin,’ diyor. Bre halkım, teknoloji geldi diye aklınızı mı kaybettiniz?"
Yoldan geçen adam:
"Sultan’ım, selfie çubuğu bulmak çok zor oldu. İkea Konya'da stok kalmamış, herkes Alaaddin Çarşısı'na hücum etti. Orada da fiyatlar uçmuş. Modern çağın krizi bu olsa gerek."
Alaaddin Keykubad:
(Vezirine dönerek.)
"Sadrettin, git şu Nasrettin Hoca’ya danış, bir çözüm bulsun. Yoksa ben bu halkı Tatarlar’dan beter edebilirim!"
3. Sahne: Nasrettin Hoca’nın İncisi
(Nasrettin Hoca, Konya’ya çağrılır. Alaaddin Keykubad’a selam verir.)
Nasrettin Hoca:
"Sultan’ım, ben sana bir şey diyeyim mi? Gün gelir halk selfie çekmeyi bırakır da, çektikleri fotoğraflara filtre koymaya başlar. Sonra herkes birbirini ‘like’ için sever, ama gerçekte sevmeyi unutur. Çözüm basit: Bir ‘elektrikli deve’ icat edeceğiz. O deveyle halk modern teknolojiyi unutacak."
Alaaddin Keykubad:
"Elektrikli deve mi? O da ne bre?"
Nasrettin Hoca:
"Yahu Sultan’ım, bu çağda herkes ‘benim de bir şeyim var’ demek istiyor. Onlara eşek değil, deve ver, ama elektrikli olsun. Bu devrim Selçuklu’nun adını tarihe yazdırır."
Son: Sosyal Medyadan Ahirete
Son sahnede halk, elektrikli develerle meydanda dolaşırken Nasrettin Hoca’nın sözü yankılanır:
"Gün gelir herkes, telefon ekranında o kadar çok yaşar ki, gerçek hayatta yaşamayı unutur. Bu da çağın fitnesidir!"
İnce Mesaj: Modern toplumun sosyal medya bağımlılığı ve tüketim alışkanlıklarını eleştirirken, absürt mizah anlayışıyla izleyiciyi kahkahaya boğan bir hikaye. Devamı Selçuklu’nun ‘Instagram şairleri’ ve ‘TikTok dervişleri’nde...