43.06
  
50.17
  
0.00
  
101.18

DÜNYA İMTİHAN YERİDİR 

DÜNYA İMTİHAN YERİDİR 

İnsan, gözünü açtığı andan itibaren bir sahnenin ortasına bırakılır; adı dünya, rolü imtihan, sonucu ise ebediyet üzerine kuruludur.
Bize sunulan her nimet, her eksiklik, her acı, her sevinç; hepsi tek tek not edilen, hiçbirinin boşa yazılmadığı bir dosyaya işlenir.
Ve bu dosyanın kapağı, ancak nefesin sonlandığı gün kapanır.

“Biz insanı imtihan için yarattık.”
(Enbiyâ 35)

Bu cümle, sadece bir ayet değil; varlığın tamamına verilmiş nihai cevaptır.
Yolun başı da sonu da buraya çıkar.


1. Allah Verdiği ile de Vermediği ile de Sınar

İmtihan sandığımız şey, çoğu zaman elimizden alınan, yaşadığımız acılardır.
Hâlbuki asıl imtihan, çoğu zaman verilenlerdedir.

Sahip olduğun güç, elindeki servet, güzelliğin, sağlığın, kabiliyetin…
Bunlar kula “hediye” gibi görünse de aslında ağır birer emanettir.

“Sonra o gün, size verilen her nimetten mutlaka sorguya çekileceksiniz.”
(Tekâsür 8)

Allah’ın vermesi bir imtihandır; almaması da.
İnsan bazen nimetle şımarmasın diye mahrumiyeti yaşar,
bazen isyan etmesin diye nimete boğulur.

İkisinin ortasında duran kul, bir denge ipi üzerinde yürür.


2. Evlilik de İmtihandır, Bekârlık da

Evlilik, insanın aynasıdır.
Kişi kendinden kaçabilir ama eşinden kaçamaz;
çünkü evlilik, kalbin sökük yerlerini bir bir ortaya çıkarır.

Sabır, merhamet, fedakârlık, vakar, sorumluluk…
Hepsi orada ölçülür.

Fakat bekârlık da başka bir imtihandır.
Yalnızlık, nefisle baş başa kalmak, sabır, iffet ve teslimiyet…
İnsanı sessiz yerlere götüren zorlu bir yolculuktur.

İki hâlin de hafifliği yoktur; sadece yükün şekli değişir.


3. Evlat da İmtihandır, Evlatsızlık da

Evlat, kula verilen en büyük emanettir.
Çocuğun nefesinde cennet kokusu vardır ama onun varlığı, anne-babaya büyük sorumluluk yükler.
Çünkü evlat, kalbin en zayıf yerinden vurulan bir imtihandır.

Bir anne-baba için en büyük dert, evladın sapmasıdır;
en büyük mutluluk ise istikamet üzerindeki adımıdır.

Ama evladı olmayan için imtihan bambaşkadır:
Sabır, tevekkül, kabul ve teslimiyet.
Belki de Allah, kulun kalbini evrensel bir merhamete açmak için
ondan bir şeyi almıştır.

Her iki durumda da kul, “Neden ben?” diye değil,
“Benim için hayır ne ise odur.” diyebilmelidir.


4. Hastalık da İmtihandır, Sağlık da

Hastalık, kula zayıflığını hatırlatır;
sağlık ise şükür gerektiren sessiz bir nimettir.

Sağlıklı iken yapılan şükür, hasta iken yapılan sabır kadar değerlidir.
Ama insan çoğu zaman sağlığın kıymetini bilmez,
hastalık gelince yakarır.

Peygamber Efendimiz buyurur:
“İki nimet vardır, insanların çoğu bu ikisinde aldanmıştır: sağlık ve boş vakit.”
(Buhârî)

Hastalıkta günahlar dökülür, kalp temizlenir.
Ama sağlıkta yapılan ihmal, insanın sırtına yük olur.

İmtihan iki taraftadır.


5. Zenginlik de Fakirlik de İmtihandır

Zenginlik insanın içindeki kibri uyandırır,
fakirlik insanın sabrını sınar.

Biri şımartan bir ateştir,
diğeri içi kemiren bir sabır taşı.

Ama Allah, kulunu iki hâlde de görür:

Zengin olan “Ben kazandım!” diyerek yanılmasın diye,
Fakir olan “Beni unuttu!” diyerek isyan etmesin diye.

Çünkü rızık Allah’ın elindedir, kulun elinde değil.


6. Anne Babanın Varlığı da Yokluğu da İmtihandır

Annenin duası cennetten bir perde gibidir;
babanın varlığı bir çınarın gölgesi.

Onların hayatta oluşu insana güç verir,
duası, bereketi, huzuru taşır.

Ama onların yokluğu bambaşka bir yaradır.
Yetimlik sadece çocuklukta değil;
anne babası ölen her insan yetimleşir aslında.

Onların yokluğu, kalbin en sessiz sınavıdır.


7. Dünya Bir Terazidir — Her Koyulan Tartılır

İnsan bazen iyilik yaptığını düşünür,
ama niyeti bozuksa terazisi boştur.

Bazen küçük bir tebessüm,
koca bir servetin sadakasından daha ağır gelir.

Bazen bir cümle,
bir ömürlük günahı siler.

Bazen bir ihmal,
yıllarca yapılan iyilikleri gölgeler.

Allah kalpleri tartar, amelleri değil.
Çünkü kalbin ağırlığı, dünyanın bütün altınlarından daha keskindir.


8. Türkoğlu’nun Sözüyle Son: İmtihanın En Ağırı Nankörlüktür

Dünya nimet doludur, fakat insan doymak bilmez.
Verilene şükretmez, verilmeyene isyan eder.
Oysa sabır, kulun giydiği en ağır zırhtır.

Allah insana iki imtihan verir:
Vererek dener, alarak dener.
İlki şükür ister, ikincisi sabır.

Biri nefsi törpüler,
diğeri ruhu inceltir.

Ve kul, bu iki kapının arasında büyür.

İmtihan bitmez ciğerim — nefes aldığın sürece devam eder.
Ama unutma: sınavın zorluğu, sonucunun güzelliğini gölgelemez.


KAYNAKLAR

• Kur’an-ı Kerim — Enbiyâ 35, Tekâsür 8
• Buhârî — “Sıhhat ve boş vakit” hadisi
• Tirmizî — Sabır ve imtihan üzerine rivayetler
• İmam Gazâlî — İhyâ, “Sabır ve Şükür” bölümü
• İbn Atâullah — Hikem, 5. ve 12. hikmetler

 

İMTİHAN YOLU — Tasavvufî Beyitler

(Farsça – Transkripsiyon – Türkçe)


1. Beyit | Dünya

فارسی:
دنیا سراسر امتحان است ای رفیق
هر نفَس، سؤالی‌ست از سوی طریق

Transkripsiyon:
Donyâ sarâsar emtehân ast ey refiq
Har nafas, soâli-st az suy-e tarîq

Türkçe:
Dünya baştan sona imtihandır ey dost,
Her nefes, yoldan gelen bir sorudur aslında.


2. Beyit | Vermek – Almamak

فارسی:
گاه با نعمت تو را می‌آزماید حق
گاه با محرومیت، می‌سنجد صدق

Transkripsiyon:
Gâh bâ ne‘mat to râ mi-âzmâyad Haqq
Gâh bâ mahrûmiyyat, mi-sanjad sedq

Türkçe:
Bazen nimetle sınar seni Hak,
Bazen yoklukla ölçer doğruluğunu.


3. Beyit | Sabır ve Şükür

فارسی:
شکر اگر نباشد، نعمت بلا شود
صبر اگر نباشد، درد فنا شود

Transkripsiyon:
Shokr agar nabâshad, ne‘mat balâ shavad
Sabr agar nabâshad, dard fanâ shavad

Türkçe:
Şükür olmazsa nimet belaya döner,
Sabır olmazsa acı insanı yok eder.


4. Beyit | Evlilik – Bekârlık

فارسی:
هم زناشویی، هم تنهایی آزمون است
هر کدام آینه‌ای از درون است

Transkripsiyon:
Ham zanâshûyî, ham tanhâyi âzmûn ast
Har kodâm âyineyi az darûn ast

Türkçe:
Evlilik de imtihandır, yalnızlık da,
Her biri iç dünyaya tutulmuş bir aynadır.


5. Beyit | Evlat

فارسی:
فرزند امانت است، نه دارایی
دل اگر نلرزد، نرسد خدایی

Transkripsiyon:
Farzand amânat ast, na dârâyi
Del agar nalarzad, naresad khodâyi

Türkçe:
Evlat bir mülk değil, emanettir,
Kalp titremezse ilahîliğe varamaz.


6. Beyit | Evlat Hasreti

فارسی:
آن‌که فرزند ندارد، تنها نیست
خدا دلش را به راهی دگر می‌کشید

Transkripsiyon:
Ân-ke farzand nadârad, tanhâ nist
Khodâ delash râ be râhi degar mi-keshid

Türkçe:
Evladı olmayan yalnız sanılmasın,
Allah onun kalbini başka bir yola çağırır.


7. Beyit | Hastalık – Sağlık

فارسی:
بیماری درسِ فروتنی‌ست
سلامتی امتحانِ بی‌صدایی‌ست

Transkripsiyon:
Bimâri dars-e forutani-st
Salâmatî emtehân-e bi-sedâyi-st

Türkçe:
Hastalık tevazunun dersidir,
Sağlık ise sessiz bir imtihan.


8. Beyit | Zenginlik – Fakirlik

فارسی:
دارا اگر مغرور شود، می‌بازد
فقیر اگر صابر شود، می‌تازد

Transkripsiyon:
Dârâ agar maghrur shavad, mibâzad
Faqir agar sâber shavad, mitâzad

Türkçe:
Zengin kibirlenirse kaybeder,
Fakir sabrederse menzile yürür.


9. Beyit | Anne – Baba

فارسی:
مادر دعاست، پدر سایه
بی‌آن دو، دل می‌ماند بی‌پایه

Transkripsiyon:
Mâdar do‘âst, pedar sâye
Bi-ân do, del mimânad bi-pâye

Türkçe:
Anne duadır, baba gölge,
Onlar gidince kalp temelsiz kalır.


10. Beyit | Yokluk

فارسی:
یتیمی فقط کودکانه نیست
دلِ بی‌پناه، همیشه غریب است

Transkripsiyon:
Yatimî faqat kudakâne nist
Del-e bi-panâh, hamishe gharib ast

Türkçe:
Yetimlik sadece çocukluk değildir,
Sahipsiz kalan her kalp gariptir.


11. Beyit | Niyet

فارسی:
عمل به نیت وزن می‌گیرد
دل اگر پاک است، راه می‌گیرد

Transkripsiyon:
‘Amal be niyyat vazn migirad
Del agar pāk ast, râh migirad

Türkçe:
Amel niyetle tartılır,
Kalp temizse yol açılır.


12. Beyit | Son

فارسی:
امتحان تمام نمی‌شود ای مرد
تا جان بر لب است، سؤال هست

Transkripsiyon:
Emtehân tamâm nemi-shavad ey mard
Tâ jân bar lab ast, soâl hast

Türkçe:
İmtihan bitmez ey yolcu,
Can dudakta oldukça soru vardır.

 

THE WORLD IS A PLACE OF TEST

The world is a place of test;
it examines us by what it gives
and by what it withholds.
The rose is a question,
the thorn is one too.
Marriage is a trial, and so is being single;
being lonely in a crowd,
and learning patience in solitude.

A child is a trust;
their presence asks for gratitude,
their absence calls for patience.
Health is a blessing, yet it demands responsibility;
illness is a burden, yet it opens a door—
bringing the human closer to the human,
and the heart closer to God.

Wealth is a test: salvation for the one who shares.
Poverty is a test: wings for the one who walks with gratitude.
The presence of parents is mercy and shade;
their absence is a wind that forces early maturity.

The world is temporary,
but its lessons are permanent.
It is not the road you ran,
but the intention you carried that is questioned.
Not the wealth you gathered,
but the mercy you gave away is recorded.
In the end, the door is knocked—
your result is read not by your words,
but by your state.

In short:
The test is not heavy;
sometimes we are light.
Carry its weight with patience, gratitude, and justice.
Because the world is a place of test—
it passes,
but as it passes, it tells who you were.

Bu yazıya tepkini ver!

Benzer Bloglar