43.06
  
50.17
  
0.00
  
101.18

Hesabın Ötesindeki Gün

“HAKLIYSANIZ ENDİŞE ETMEYİN, MAHŞER VAR”

Abdurrahman Türkoğlu Tarzında Ağır Tasavvufî Makale

(Türkçe – فارسی – Transkripsiyon)


1. TÜRKÇE METİN — “Hesabın Ötesindeki Gün”

Haklı iseniz endişe etmeyin, mahşer var.
Haksız iseniz korkun, çünkü hesap var.

Dünya mahkemeleri şaşar, deliller kaybolur, insanlar unutur;
ama mahşer günü unutmaz.
O gün ne rüşvet geçer, ne torpil işler, ne de güç para eder.
Çünkü o günün hâkimi Hakimü’l-Hükkâm olan Allah’tır.

Kur’an buyurur:
“O gün ağızlarını mühürleriz; bize elleri konuşur, ayakları şahitlik eder.”
(Yasin 65)

İnsan burada susturulur, organları dile gelir.
Çünkü bu dünyada yalan söyleyen dil,
ahirette artık söz sahibi değildir.

Hak yenmişse, emanet çalınmışsa, gönül kırılmışsa,
mazlumun ahı semaya yükselmişse,
mahşer meydanında hepsi bir bir masaya konur.

Ve orada kimsenin kaçacak gölgesi yoktur.
Çünkü güneş bir mızrak boyu yaklaşmıştır,
ve herkes kendi amelinin gölgesine sığınır.

O gün gelmeden önce helalleşmek gerekir.
Çünkü alacaklılar, mahşerde sadece mal değil;
namaz, oruç, iyilik, sevap ister.
Kulun sevabı bitince “günah transferi” başlar.

Büyükler der ki:
“Ahirette insanlar sevapla ödeşir, sevap biterse günahla ödeşir.”

O nedenle haksızlığın büyüğü küçüğü yoktur.
Kalp kırmak bile hesapta yazılıdır.


2. FARSÇA METİN — “روزِ حساب نزدیک است”

اگر حقّ باشید، نترسید — قیامت هست.
اگر باطل باشید، بترسید — حساب در راه است.

در دنیا قاضی می‌لغزد،
دلایل گم می‌شود،
مردم فراموش می‌کنند؛
اما روزِ قیامت چیزی فراموش نمی‌شود.

در آن روز، هیچ پارتی، هیچ زر، هیچ قدرت کار نمی‌کند؛
چون قاضیِ واقعی فقط الله است.

قرآن می‌فرماید:
«امروز بر دهان‌هایشان مُهر می‌زنیم؛
دست‌هایشان با ما سخن می‌گویند،
و پاهایشان گواهی می‌دهند.»

(یس ۶۵)

زبان خاموش می‌شود،
اما اعمال سخن می‌گویند.

هر ظلمی، هر زخمی، هر آهِ مظلوم،
در میدان قیامت آشکار خواهد شد.

پیش از آن روز، باید حلالیت طلبید.
چون در قیامت مردم با مال دنیا بدهکار نمی‌شوند؛
بلکه با ثواب‌هایشان بدهی می‌دهند.
و اگر ثواب تمام شود،
گناه بدهکاران به دوش او گذاشته می‌شود.

عارفان گفته‌اند:
«ظلم در دنیا آسان است،
اما حسابش در آخرت کمر انسان را می‌شکند.»


3. TRANSKRİPSİYON — “Ruz-e Hesâb Nazdik Ast”

Agar haqq bâshid, natarsid — qiyâmat hast.
Agar bâtil bâshid, betarsid — hesâb dar râh ast.

Dar donyâ qâzî mîlaghzad,
dalâ'il gom mishavad,
mardom farâmush mikonand;
ammâ ruz-e qiyâmat chizî farâmush nemishavad.

Dar ân ruz hich pârtî, hich zar, hich qodrat kâr nemikonad;
chon qâzî-ye vâqe’î faqat Allah ast.

Qur'ân mifarmâyad:
“Emruz bar dahân-hâyeshân mohr mizanîm;
dast-hâyeshân bâ mâ sohbat mikonand,
va pâ-hâyeshân gavâhî midahand.”

(Yâsîn 65)

Zabân khâmush mishavad,
ammâ a’mâl sohbat mikonand.

Har zolmî, har zakhmî, har âh-e mazlûm,
dar meydân-e qiyâmat âshkâr khâhad shod.

Pîsh az ân ruz, bâyad halâliyat talabid.
Chon dar qiyâmat mardom bâ mâl-e donyâ bedehkâr nemishavand;
balké bâ savâb bedehî midahand.
Va agar savâb tamâm shavad,
gonâh-e mârdom bar dosh-e u gozâshte mishavad.

‘Ârefân gofte-and:
“Zolm dar donyâ âsân ast,
ammâ hesâbash dar âkherat kamar-e ensân râ mishikanad.”


4. TÜRKOĞLU’NUN SON SÖZÜ — “Mazlumun Ahı Göğe Değmez, Göğü Deldi Geçer”

Mazlumun ahı sandığın gibi göğe yükselip orada kaybolmaz.
Göğü deler, Arş’a varır.
Ve Arş’ın sahibi asla unutmaz.

O yüzden:

Haklıysan sabret,
haksızsan titre.

Çünkü burada kapanan defterler,
mahşerde açılmak için kapanır.


KAYNAKLAR

• Kur’an-ı Kerîm: Yasin 65, İsra 14, Zilzal 7–8
• Buhârî, “Mazlumun duası” hadisi
• Tirmizî, “Helalleşme” babı
• İmam Gazâlî — İhyâ, “Kıyamet ve hesap”
• İbn Atâullah el-İskenderî — Hikem, 22. ve 47. hikmetler

ENGLISH TEXT — “The Day of Account Is Near”

If you are in the right, do not be afraid — the Day of Judgment exists.
But if you are in the wrong, tremble — for the reckoning is on its way.

In this world, judges may falter,
evidence may be lost,
people may forget;
but on the Day of Judgment, nothing will be forgotten.

On that day, no privilege will work,
no wealth will speak,
no power will prevail;
for the true Judge is only Allah.

The Qur’an declares:

“Today We shall seal their mouths;
their hands will speak to Us,
and their feet will bear witness.”
(Yā-Sīn 36:65)

On that day, the tongue will fall silent,
but deeds will speak.

Every act of oppression,
every wound,
every sigh of the oppressed
will be laid bare in the میدان of Judgment.

Before that day arrives, reconciliation must be sought.
For in the Hereafter, debts are not paid with worldly wealth,
but with good deeds.
And when good deeds are exhausted,
the sins of others are placed upon the wrongdoer.

The sages have said:

“Oppression is easy in this world,
but its reckoning in the Hereafter breaks a person’s back.”

Bu yazıya tepkini ver!

Benzer Bloglar