43.06
  
50.17
  
0.00
  
101.18

İHTİLAF VE TEFRİKALAR KARŞISINDA İSLAMİ TAVIR

İHTİLAF VE TEFRİKALAR KARŞISINDA İSLAMİ TAVIR
(1.BÖLÜM ÖZETİ)

 

Öncelikle yazıma başlamadan önce Prof.Dr. Yusuf El-Karadaviye bu değerli eserini tüm İslam âlemine buluşturduğu için kendisine içtenlikle selamlarımı yolluyorum.

Yazarımız 1.bölümde İslami uyanışın kendi içinden kişiler ile bölündüğünü, farklı düşüncelerin rahmet olduğunu fakat parçalanmaya ve düşmanlığa sebep olan düşüncelerin İslam’a en büyük zarar veren şey olduğunu anlatıyor.

 

Âdem as dan dan bugüne kadar Ümmetin ayrılığının sebebi; birliği ve kardeşliği anlamamak bir araya gelememektir. Birlik ve beraberlik, dini bir vecibetidir. Ümmeti Muhammed özellikle şu bulunduğumuz zamanda hayra davet etmekten daha faziletli, daha öncelikli bir iş için birleşemez.

Nebevi bir öğüt olarak ‘bir Müslümanın üç günden fazla küs durması helal değildir.’1

 

Karadavi özellikle 1. Bölümde şu konulara değinmiştir:

v  Birlik ve beraberliğin dinimizin bize vermiş olduğu bir görev olduğunu.

v  Ümmetin ayrılığının sürekli bir kader olmadığını. (Ümmetin 73 fırkaya ayrılacağı hadisi2 )

v  İçtihadi konularda âlimlerin ihtilaf etmesinin, rahmet ve genişlik olduğunu.

v  Vasat ümmet olmak ve taassupçulukdan sakınmanın gerekliliğini.

v  Müteşabih ayetler üzerinde değil muhkem ayetler üzerinde yoğunlaşmanın gerektiğini.

v  İçtihadi meselelerde mutlak tasdikten ve mutlak inkârdan kaçınmanın önemini.

v  Âlimlerin ihtilaf ettikleri konuları bilmenin gerekliliğini.

v  Kavram ve Terimlerin doğru ve iyi bilinmelerinin gerekliliğini.

v  Müslümanların ümmetin sıkıntılarıyla meşgul olmasının önemini.

v  İttifak ettikleri konularda yardımlaşmanın önemini.

v  İhtilaf edilen konularda hoş görülü olmanın önemini.

v  “La İlahe İllallah” diyenleri karşımıza almamak ve onlardan el çekmek gerektiğini.

 

v   

Ø  Ahlaki Esaslar Bakımından ise:

1)      İhlaslı olmak, hevaya uymaktan uzaklaşmak.

2)      Şahıs, mezhep ve cemaat taassubundan uzaklaşmak.

3)      Başkaları hakkında güzel düşünmek.

4)      Başkalarını ayıplayıp karalamaktan vazgeçmek.

5)      Tartışma ve düşmanlıkta ileri gitmekten sakınmak.

6)      En güzel şekilde müzakere yoluna gitmek.

 

Bu konulara dikkat edersek, hayatımızda uygularsak gelecekte İslam’ın birleşmesini ve ‘Ümmet-i Muhammed kavramını’ diriltmiş oluruz. Karadaviye (ra) her konuda katılıyorum. Kendisi çok büyük bir âlim ve ‘İhvan-ı Müslim’inin’ önde gelen temsilcilerinden birisi çok saygı duyduğum bir insan fakat; Ümmetin 73 fırkaya ayrılacağı hadisini kabul etmemesini, bende kabul edemiyorum. Çünkü Hadisi Şerifi Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace, Zehebi gibi âlimler “Sahih” görüyorlar. Ben bu hadisin şimdiki tekfirci ziynetin anlayacağı şekil gibi veyahut Karadavi gibi hadisi reddederek değilde. Hadisi şeriften başka bir mana çıkarılarak çözüme ulaşılmasını dilerdim. Hadiste yer ve zaman belirtilmediği için bu hadisin belirli zaman, asır, mekân için kullanılması ve şahıs ve guruplara mal edilmesinin yanlış olduğunu düşünüyorum.

 

 Özellikle 1. Bölümde öne çıkan konular namazda, hacda, Kuranda, sünnette, ailede, cemaatleşmede ümmet mantığı ile hareket etmemizi sağlıyor. Bence Karadavi (hüsnü zan edecek olursak) iyi niyetle bu hadisi sahih bulmuyor. Çünkü hadisi şerife somut olarak baktığımız zaman ümmetçiliğe ters gibi duruyor, yani Müslümanların 73 fırkaya ayrılacağını ve onlardan sadece birinin cennete gideceği anlaşılıyor ama o kadar âlimin sahih dediği bir hadisede uydurma demek bana uygun gelmiyor. Bunun yerine hadisten başka bir mana aramak lazım diye düşünüyorum. 

Tabi en iyisini Allah-u Teâlâ bilir

Elhamdülillahirabbilalemin.

Bu yazıya tepkini ver!

Benzer Bloglar