Mevlananın Öğütlerinden Fıkralar
Türkçe:
Bir gün Konya'nın yamaçlarında bir padişah, bir dervişin yanına gider. Saray elbiseleri giymiştir ve dervişin kendisini öveceğini bekler.
Ancak derviş, elindeki kuru ekmekten yemeye devam eder ve padişaha bakmaz.
Padişah:
"Ey derviş! Benim kim olduğumu bilmiyor musun?"
Derviş gülerek:
"Biliyorum. Sen sarayının kölesisin!"
Padişah şaşırarak:
"Ben padişahım! Nasıl köle olabilirim?"
Derviş:
"Gönlün doymazsa, altın ve gücün kölesi olursun. Oysa ben sadece Mevlâ’nın kuluyum."
Farsça:
روزی پادشاهی به درویشی که در کوههای قونیه زندگی میکرد، رفت. پادشاه، لباسهای فاخر پوشیده بود و انتظار داشت درویش او را تحسین کند.
اما درویش فقط به خوردن نان خشک خود ادامه داد و به پادشاه اهمیتی نداد.
پادشاه گفت:
«ای درویش! نمیدانی من کیستم؟»
درویش خندید و گفت:
«میدانم. تو بندهی کاخ خود هستی!»
پادشاه با تعجب گفت:
«اما من پادشاهم! چطور ممکن است که بنده باشم؟»
درویش پاسخ داد:
«تا وقتی که دل خود را از طمع و قدرت آزاد نکنی، بندهای. اما من، تنها بندهی نان و خدا هستم.»
Transkripsiyon:
Ruzi padşahi be dervişi ke dar kuh-haye Qoniye zindegi mikard, raft. Padşah, lebas-haye fakhr pushide bud va entezar dasht derviş u ra tahsin koned.
Ama derviş faqat be khordan-e nan-e khoshk-e khod edame dad va be padşah ahamiyati nadad.
Padşah goft:
"Ey derviş! Nemidani man kistam?"
Derviş khandid va goft:
"Midanam. To bande-ye kakh-e khod hasti!"
Padşah ba ta'ajjob goft:
"Ama man padşaham! Chetor momken ast ke bande basham?"
Derviş pasokh dad:
"Ta vaghti ke del-e khod ra az tama' va qodrat azad nakoni, bande-i. Ama man, tanha bande-ye nan va Khoda hastam."
Fıkra 2: Akıl ve Söz
Türkçe:
Bir gün, genç bir adam bir kese altınla dervişe gelir ve şöyle der:
"Ey bilge derviş! Bana bir söz söyle ki hem zengin olayım hem de mutlu!"
Derviş gülümseyerek der:
"Altınlarını sakla ve şu sözü unutma: 'Söz ölçülü, para akıllı harcanmalıdır.'"
Genç adam, dervişin sözünü dinler ve gider. Yıllar sonra, zengin ve huzurlu bir tüccar olarak geri döner:
"Ey derviş, sözünü hiç unutmadım ve şimdi zenginim. Şimdi ne yapmalıyım?"
Derviş gülümser ve der:
"Zenginliğini paylaş ki sözümle birlikte senin adın da yaşasın."
Farsça:
روزی مرد جوانی با کیسهای پر از سکههای طلا نزد درویشی دانا رفت و گفت:
«ای درویش! به من سخنی بگو که با آن هم ثروتمند شوم و هم خوشبخت!»
درویش لبخندی زد و گفت:
«طلاهایت را نگه دار و این را به خاطر بسپار: "سخن باید سنجیده شود و پول باید با عقل خرج شود."»
جوان سخن را پذیرفت و رفت. سالها بعد، به عنوان یک تاجری ثروتمند و خوشبخت بازگشت و گفت:
«ای درویش، سخن تو را فراموش نکردم و اکنون ثروتمند و خوشبختم. حالا چه کنم؟»
درویش لبخندی زد و گفت:
«ثروتت را با دیگران تقسیم کن تا این سخن در دنیا زنده بماند.»
Transkripsiyon:
Ruzi mard-e javani ba kiese-i por az sekke-haye tala nazd-e dervişi dana raft va goft:
"Ey derviş! Be man sokhani begu ke ba an ham servatmand shavam va ham khoshbakht!"
Derviş labkhandi zad va goft:
"Tala-hayat ra negah dar va in ra be khater bespar: 'Sokhan bayad sanjide shavad va pool bayad ba aql kharj shavad.'"
Javan sokhan ra paziroft va raft. Salha ba’d, be onvan-e yek tajer-e servatmand va khoshbakht bar gasht va goft:
"Ey derviş, sokhan-e to ra faramosh nakardam va aknun servatmand va khoshbakhtam. Hala che konam?"
Derviş labkhandi zad va goft:
"Servat-e khod ra ba digaran taqsim kon ta in sokhan dar donya zende bemanad."
(Devamı gelecek..)