Sudan
ÜMMETİN KURAK AYNASI: SUDAN
Abdurrahman Türkoğlu Tarzında – Üç Dilli Metin
1. Bölüm: Kuruyan Gözyaşı
Türkçe:
Bir ülke düşün…
Toprağında Nil akıyor ama halkı susuz.
Gökyüzü her gün ağlıyor ama kimse ıslanmıyor.
Çünkü yağmur, gökten değil, yüreklerden yağar aslında.
Ve Sudan’ın yüreği yıllardır kurak.
Farsça:
کشوری را تصور کن...
نیل در خاکش جاری است اما مردمش تشنهاند.
آسمان هر روز میگرید اما کسی خیس نمیشود.
زیرا باران از آسمان نمیبارد، از دلها میبارد.
و دل سودان سالهاست خشکیده است.
Transkripsiyon:
Keşverî râ tasavvor kon...
Nîl der hâkeş jârî est ammâ mardomeş teşne-and.
Âsemân har ruz migeryed ammâ kesî his nemî-şevet.
Zîrâ bârân ez âsemân nemî-bâred, ez del-hâ mî-bâred.
Ve del-e Sûdân sâlhâst hoşkîde est.
2. Bölüm: Teneke Kutular ve Sessiz Dualar
Türkçe:
Bir çocuğun elinde paslı bir teneke kutu...
O kutu ne su taşır ne umut.
Sadece yankı taşır — açlığın, savaşın, sessizliğin yankısını.
Bir annenin gözünde tükenmiş bir dua,
Bir babanın omzunda bitmeyen bir veda.
Farsça:
در دست کودکی، قوطی زنگزدهایست...
نه آب دارد، نه امید.
تنها پژواک دارد — پژواک گرسنگی و جنگ و سکوت.
در چشمان مادری دعایی خسته،
و بر شانهٔ پدری وداعی بیپایان.
Transkripsiyon:
Der dest-e kudekî, kutî-ye zangzede-îst...
Na âb dâred, na omîd.
Tanhâ peĵvâk dâred — peĵvâk-e gorsnegî o ceng o sekût.
Der çeşmân-e mâderî du‘âyî khaste,
O ber şâne-ye pedarî vedâ‘î bî-pâyân.
3. Bölüm: Nil’in Tersine Akan Gölgesi
Türkçe:
Nil’in suları bir zamanlar rahmetti,
Şimdi lanet gibi çekiliyor kıyılardan.
İnsan, insana kuraklık olmuş.
Bir ülkenin damarlarında artık petrol değil, acı akıyor.
Farsça:
آبهای نیل روزی رحمت بودند،
اکنون چون لعنت از ساحلها میگریزند.
انسان برای انسان خشکی شده است.
در رگهای این سرزمین دیگر نفت نه، بلکه درد جاری است.
Transkripsiyon:
Âbhâ-ye Nîl ruzî rahmet budend,
Aknûn çun la‘net ez sâhelhâ mî-gerîzend.
Ensân berâye ensân hoşkî şode est.
Der ragh-hâ-ye în sarzemîn dîger neft neh, belke dard jârî est.
4. Bölüm: Birleşmiş Vicdanlar
Türkçe:
Sudan, sadece bir ülke değildir.
Sudan, insanlığın aynasıdır.
Ve o aynaya her baktığımızda,
Kendi kurak kalplerimizi görürüz.
Farsça:
سودان تنها یک کشور نیست،
سودان آینهٔ انسانیت است.
و هر بار که در آن مینگریم،
خشکی دلهای خویش را میبینیم.
Transkripsiyon:
Sûdân tanhâ yek keşver nîst,
Sûdân âyine-ye ensâniyat est.
Ve har bâr ke der ân mî-ningerîm,
Hoşkî-ye delhâ-ye khîş râ mî-bînîm.
5. Bölüm: Son Beyit
Türkçe:
Ve belki bir gün,
Sudan’daki bir çocuk gökyüzüne bakacak.
Bulutlar merhamete benzerse eğer,
O gün insanlık yeniden doğacak.
Farsça:
و شاید روزی،
کودکی در سودان به آسمان بنگرد.
اگر ابرها شبیه رحمت شوند،
آن روز انسانیت دوباره زاده خواهد شد.
Transkripsiyon:
Ve şâyed ruzî,
Kûdekî der Sûdân be âsemân benegered.
Agar abrhâ şebîh-e rahmet şevend,
Ân ruz ensâniyat dobare zâde khâhad şod.
????️ Son Söz: Türkoğlu’nun Dipnotu
Sudan bir coğrafya değil, bir imtihandır.
Nil’in sularından değil, insanın kalbinden ölçülür.
Kim ki Sudan’ı unutursa, kendi insanlığını da yitirir.