Tavşan Tilki ve Bilge Karga
Tavşan, Tilki ve Bilge Karga
Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanda, çayırların en hızlı koşucusu Tavşan ile kurnazlığıyla meşhur Tilki arasında bir mesele baş göstermişti. Tavşan, sabahları koşarken sürekli Tilki’yi rahatsız ediyordu. “Ne o Tilki kardeş? Sen hâlâ uykuda mısın? Ben ise gün doğmadan dört döndüm ormanı!” diye alay ederdi.
Tilki, bu sözlere içerlemişti ama kurnazlığına güvenip bir plan yaptı. Bir sabah, Tavşan yine şakıyarak Tilki’nin ininin önünden geçerken Tilki başını dışarı çıkardı:
“Ah Tavşan kardeş, sana hayranım! Hem hızlısın hem çalışkan. Gel bir yarış yapalım, kimin daha becerikli olduğunu tüm ormana gösterelim!”
Tavşan, bu teklife bayıldı. “Hodri meydan!” dedi. “Ama unutma, Tilki kardeş, hile yok!”
Yarışın Şartları
Tilki, yarışı daha eğlenceli hale getirmek için bir şart koydu: “Yarış yalnızca hızla değil, akılla da kazanılır. Her ikimizi de karga hakemlik etsin.”
Orman halkı yarış günü çayırda toplandı. Karga, bir ağacın en yüksek dalına konup bağırdı:
“Başlangıç, buradaki dere kenarı; bitiş ise ormanın diğer ucundaki büyük çınar ağacı. Kurallar basit: Ne hile ne kurnazlık; kim bitiş çizgisine önce ulaşırsa, o kazanır!”
Kurnazlık ve Ders
Yarış başladı. Tavşan, tüm gücüyle koşmaya başladı; yüreği pır pır ediyor, kulakları rüzgârda uçuşuyordu. Tilki ise ağır ağır yürümeye başladı, ama bu durum Tavşan’ın umurunda değildi. “Kazandım gitti!” diye düşündü.
Fakat Tilki, yol boyunca çeşitli tuzaklar kurmuştu. İlk olarak Tavşan’ın dikkatini dağıtacak bir havuç tarlası bırakmıştı. Tavşan, havuçları görünce dayanamayıp bir-iki ısırık aldı ama sonra hızla yola devam etti. Biraz ileride ise Tilki, yolun üzerine sahte bir tabela koymuştu: "Bu taraftan kestirme!" Tavşan, yazıyı görünce içeri daldı ama yolun sonu bir bataklığa çıkıyordu.
Tam o sırada, karga yukarıdan bağırdı:
“Hey Tavşan! Yolunu şaşırdın, dikkat et! Tilki’nin oyunlarına gelme!”
Tavşan, bataklıktan zorlukla çıkıp asıl yola döndü. O sırada Tilki çoktan ilerlemişti. Ancak, karga yine yüksekten izliyor ve Tilki’nin her adımını görüyordu. Kurnaz Tilki, yarış bitiminde “Ben kazandım!” diye bağırmak için çınar ağacının yanına varmış, ama karga dallardan aşağıya seslenmişti:
“Ey Tilki! Yarış yalnızca hızla değil, dürüstlükle kazanılır. Tavşan’a tuzak kurarak önce ulaşsan da, kazanan sen olamazsın. Çünkü yarışın asıl galibi, doğru yoldan ayrılmayandır.”
Tavşan, Tilki’nin önünde bitiş çizgisine geldiğinde utanmış ama bir o kadar da öğrenmişti: “Haklısın Karga kardeş, hız kadar akıl da gerek; ama en önemlisi, doğru bir yol seçmek.”
Tilki ise başını eğip sessizce uzaklaştı. O günden sonra orman halkı ne zaman bir yarış düzenlese, dürüstlüğü hatırlatmak için Karga’yı hakem yapar oldu.
Hikâyenin Dersi
Nasreddin Hoca’nın hikmet dolu nükte anlayışıyla, La Fontaine’in doğayı ve hayvanları merkez alan öğütleri bu hikâyede birleşti: “Hız ve kurnazlık bazen işe yarar, ama dürüstlük her zaman galip gelir.”