“Travelers of the Silent Current: Where Electricity Meets the Human Heart”
⚡???? THE ROAD OF THE SILENT DERVISHES — Extended Trilingual Reading Passage
(English – Türkçe – فارسی)
Abdurrahman Türkoğlu Epic Style — Long Edition
---
1) ENGLISH — EXTENDED VERSION
The world is loud, yet strangely empty.
Engines roar, but hearts remain silent.
And in this chaos, a new traveler appears on the roads—
not a beast of smoke and fire,
but a silent dervish made of electrons and breathless patience.
People call it an electric vehicle,
but that name is too small for the destiny it carries.
It glides through the city like a forgotten prayer,
quiet enough to hear your own thoughts,
gentle enough to remind you
that speed does not always mean noise
and progress does not always mean destruction.
Once, humanity chased fuel like a lost lover—
digging into the earth, burning its veins,
believing the smoke was a crown of glory.
But every crown made of fire
eventually becomes ash.
Then the blackened skies whispered:
“If you continue like this, I will disappear.”
And so the electric car was not invented—
it arrived, like a guest from the future,
carrying a question heavier than steel:
“Will you change your path before your path ends?”
Some welcomed it,
some mocked it,
and some feared it—
because silence often scares those
who built their identity on noise.
Charging stations began to bloom like metallic flowers,
standing alone under streetlights,
waiting for the tired traveler to return.
Each time an EV connects to the charger,
it bows its head slightly—
a ritual of humility,
a reminder that even the strongest need rest.
And while the cables transmit pure energy,
another kind of energy flows inside the driver:
responsibility, clarity, possibility.
The electric vehicle does not only move forward;
it teaches.
It asks:
“What will you leave behind when your journey ends—
smoke or meaning?”
On the empty highways at night,
its headlights cut through the darkness
like a pen writing hope on the pages of the future.
And if you listen carefully,
you may hear it whisper:
“Humanity, your battery is low.
Charge your conscience before your car.”
For the true road is not asphalt—
it is the heart.
---
2) TÜRKÇE — UZATILMIŞ VERSİYON
Dünya gürültülü ama garip şekilde boş.
Motorlar bağırıyor, ama kalpler suskun.
Ve bu hengâmede yolların üzerinde yeni bir yolcu beliriyor—
Ne duman ne ateş kusan bir yaratık…
Elektronlardan ve sabırdan örülmüş sessiz bir derviş.
İnsanlar ona elektrikli araç diyor,
ama bu kelime taşıdığı kaderi anlatmaya yetmez.
Şehrin içinden unutulmuş bir dua gibi kayıyor;
Öyle sessiz ki kendi düşüncelerini bile duyabiliyorsun,
Öyle nazik ki sana hatırlatıyor:
Hız her zaman gürültü demek değildir
Ve ilerlemek her zaman yıkmak değildir.
İnsanlık bir zamanlar yakıtı kayıp bir sevgili gibi kovalamıştı—
Yerin bağrını delip damarlarını yakmıştı
Ve çıkan dumanı bir zafer tacı sanmıştı.
Ama ateşten yapılan her taç
Bir gün kül olur.
Sonra kararan gök şöyle fısıldadı:
“Böyle devam edersen, ben de yok olurum.”
Ve elektrikli araç icat edilmedi aslında—
geldi.
Gelecekten bir misafir gibi,
çelikten ağır bir soruyla:
“Yolun bitmeden, yolunu değiştirecek misin?”
Kimi onu bağrına bastı,
kimi alay etti,
kimi korktu—
çünkü sessizlik,
kimliğini gürültüye kuranları korkutur.
Şarj istasyonları metal çiçekler gibi açıldı,
Sokak lambalarının altında yalnız bekleyen nöbetçiler gibi.
Elektrikli araç onlara yanaşıp şarja takılınca
Bir derviş edasıyla başını eğer—
Güçlü olanın bile bazen dinlenmeye ihtiyacı olduğunu hatırlatır.
Kablolardan enerji akarken
Sürücünün içine başka bir enerji dolar:
Sorumluluk… berraklık… ihtimal…
Elektrikli araç sadece ilerlemez;
öğretir.
Şöyle sorar:
“Yolun bittiğinde arkanda ne bırakacaksın—
duman mı, anlam mı?”
Gece otoyollarında farları,
karanlığı yaran bir kalem gibi
geleceğin sayfalarına umut yazar.
Ve dikkatle dinlersen hafifçe fısıldar:
“Ey insanlık, bataryan azalıyor.
Arabadan önce vicdanını şarj et.”
Çünkü hakiki yol asfalt değil—
yürektir.
3) فارسی — نسخهی بسیار طولانی (Transkripsiyonlu)
Farsça Metin + Latin Transkripsiyon
1
دنیا پر از صداست، اما عجیب خالی.
donya por az sedâst, ammâ ajib khâli.
2
موتورها فریاد میکشند، اما دلها خاموشاند.
motoresâ faryâd mikeshan, ammâ delhâ khâmush-and.
3
در میان این آشوب، مسافری تازه بر جادهها پدیدار میشود—
dar miyân-e in Âshub, mosâferi tâze bar jâdehâ padidâr mishavad—
4
نه حیوانی دودزا و آتشخوار،
na heyvâni dudzâ va âtash-khwâr,
5
بلکه درویشی خاموش ساختهشده از الکترون و صبر.
balke dervishi khâmush sâkhte-shode az elektron o sabr.
6
مردم آن را «خودروی برقی» مینامند،
mardom ân râ “khodro-ye barqi” minâmând,
7
اما این نام برای سرنوشتی که بر دوش دارد کوچک است.
ammâ in nâm barâye sarnoshti ke bar dush dârad kuchak ast.
8
چون دعایی فراموششده در میان کوچهها میلغزد؛
chun do’âyi farâmush-shode dar miyân-e kuchehâ milagzhad;
9
آنقدر آرام که انسان صدای اندیشههای خود را میشنود،
ân-qadr ârâm ke ensân sedâ-ye andishehâ-ye khod râ mishenavad,
10
آنقدر مهربان که یادآور میشود
ân-qadr mehrabân ke yâdâvar mishavad
11
سرعت همیشه به معنای هیاهو نیست
sor'at hamishe be ma’nâ-ye hayâhu nist
12
و پیشرفت همیشه به معنای ویرانی نیست.
va pishraft hamishe be ma’nâ-ye virâni nist.
13
روزی انسان سوخت را مانند معشوقی گمشده تعقیب میکرد—
ruzi ensân suxt râ mânand-e ma’shuqi gomshode ta’qib mikard—
14
زمین را میشکافت، رگهایش را میسوزاند
zamin râ mishkâfat, raghâyesh râ misuzând
15
و دود را تاج افتخار میپنداشت.
va dud râ tâj-e eftekhar mipendâsht.
16
اما تاجی که از آتش ساخته شود
ammâ tâji ke az âtash sâkhte shavad
17
سرانجام خاکستر میشود.
saranjâm khâkestar mishavad.
18
آسمانِ سیاهپوش نجوا کرد:
âsemân-e siyâhpush najvâ kard:
19
«اگر چنین ادامه دهی، من ناپدید خواهم شد.»
“agar chenin edâme dehi, man nâpadid khâham shod.”
20
و اینگونه بود که خودروی برقی اختراع نشد—
va ingune bud ke khodro-ye barqi ekhterâ’ nashod—
21
بلکه آمد،
balke âmad,
22
چون مهمانی از آینده
chun mehmâni az âyande,
23
با پرسشی سنگینتر از فولاد:
bâ porseshi sangintar az fulâd:
24
«آیا پیش از پایان راهت، راهت را تغییر خواهی داد؟»
“âyâ pish az payân-e râhat, râhat râ taghyir khâhi dâd?”
25
برخی آن را پذیرفتند،
barkhi ân râ paziroftand,
26
برخی تمسخر کردند،
barkhi tamaskhor kardan,
27
و برخی ترسیدند—
va barkhi tarsidand—
28
زیرا سکوت،
zirâ sokut,
29
کسانی را که هویتشان بر صدا بنا شده، میترساند.
kasâni râ ke hoviyat-eshân bar sedâ benâ shode mitarsânad.
30
ایستگاههای شارژ مانند گلهای فلزی شکفتند،
istgâhhâ-ye shârz mânand-e golhâ-ye felezi shekoftand,
31
در زیر چراغهای کمنور،
dar zir-e cherâghhâ-ye kam-nur,
32
چون نگهبانانی تنها در شب.
chun negahbânâni tanhâ dar shab.
33
هر بار که خودرو به شارژ وصل میشود،
har bâr ke khodro be shârz vasl mishavad,
34
سر خود را اندکی خم میکند—
sar-e khod râ andaki kham mikonad—
35
چنانکه گویی میگوید:
chenân ke guyi miguyad:
36
«قویترینها نیز به آرامش نیاز دارند.»
“ghavi-tarin-hâ niz be âramesh niyâz dârand.”
37
هنگامی که انرژی از کابلها میگذرد،
hengâmi ke enerji az kâbelhâ migzarat,
38
انرژی دیگری در دل راننده جاری میشود:
enerji-ye digari dar del-e rânande jâri mishavad:
39
مسؤولیت… شفافیت… امکان…
mas’uliyat… shafâfiyat… emkân…
40
خودروی برقی تنها حرکت نمیکند؛
khodro-ye barqi tanhâ harekat nemikonad;
41
تعلیم میدهد.
ta’lim midehad.
42
میپرسد:
miporsad:
43
«در پایان سفرت چه چیزی باقی میگذاری—
“dar payân-e safarat che chizi bâqi migozâri—
44
دود یا معنا؟»
dud yâ ma’nâ?”
45
در بزرگراههای تاریک شب،
dar bozorgrahhâ-ye târik-e shab,
46
نور چراغهایش
nur-e cherâghhâyesh
47
چون قلمی امید بر صفحهی آینده مینویسد.
chun qalam-i omid bar safhe-ye âyande minevisad.
48
و اگر گوش فرا دهی، میشنوی:
va agar gush farâ dehi, mishenavi:
49
«ای بشریت، باتریات رو به پایان است.
“ey bashariyat, bâtriyat ru be payân ast.
50
وجدان خود را پیش از خودرو شارژ کن.»
vojdân-e khod râ pish az khodro shârz kon.”
51
زیرا راه حقیقی آسفالت نیست—
zirâ râh-e haqiqi âsfâlt nist—
52
دل است.
del ast.